Sosyal Medya

Makale

Yeni paradigma: OrtadoÄŸuÂ’da oyun kurmak, oyun bozmak

Geçtiğimiz hafta, dış politika ve güvenlikte bir paradigma değişimi olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat açıkladı.

Bunu, “ErdoÄŸan tarzı” bir dış politika ve güvenlik paradigması kuruluyor diye yazdım . Buna örnek olsun diye verdiÄŸim Time Dergisi kapağındaki fotoÄŸrafın çekilme hikayesini herkes alıntı yaptı ama asıl konuyu konuÅŸmadı.

Ancak yabancı meslektaşlarımdan bana gelen sorular arttı. Nedir bu konsept? Ne olacak bundan sonra? Yurt dışı konuyla daha ilgili anlayacağınız.

Yeni güvenlik anlayışı: Yerinde müdahale

Güvenlik paradigmasının deÄŸiÅŸimi konusunda kafamız daha net ve durumu anlayabiliyoruz: Ãœlkemize yönelik bir güvenlik tehdidi oluÅŸturan terör örgütünün, güç kazandığı yer nereyse, orada müdahale edeceÄŸiz.

Örneklerle daha net anlayalım:

Cerablus'tan gelen IŞİD tehlikesi mi var? Oraya girdik. Fırat'ın doÄŸusunda YPG militanları tehdit mi oluÅŸturdu, orayı bombaladık. Musul'da IŞİD mi var, oraya kamp kurduk. Kandil'de PKK mı var, orayı vuruyoruz. Böylece güvenlik hattını, savunma siperlerini sınırın ötesinde, uzak noktaya kuruyoruz ki ateÅŸ evin içini yakmasın.

Bu durum doğal olarak başkalarının oyun planını bozuyor.

Örneğin, Cerablus hareketi, ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde kurmak istediği PKK'ya özel devlet projesini bir anda çökertti. PKK/YPG ise Fırat'ın doğusuna çekilmek zorunda kaldı. Erbil hükümet yetkilisi, YPG/PKK'nın, son yılların en zor günlerini Suriye'de yaşadığını söyledi bana. Bu nedenledir ki ABD ile ilişkiler gergin, PKK da daha çok canımızı yakmak için çıldırıyor.

Yine Cerablus hamlesi IŞİD'in de güneye doğru gidip, el Bab'a sıkışmasına neden oldu. Ya Şam yönetimi ile anlaşacak ya da Türkiye ile savaşacak. O yüzden IŞİD de Türkiye içinde terörü arttırmak için uğraşıyor.

Dış Politikada oyun kurmak

Ortadoğu dünyanın en zor coğrafyasıdır. Burada oyun kurmak, burada oyun bozmak, düzen kurmak, sistem oluşturmak ve nihayet huzur içinde yaşamak çok zordur.

Düşünün bir de 90 yıl boyunca 'hiçbir şeye karışmadan, müdahil olmadan, kendi içimizde yaşayalım' demiş bir dış politika ve devlet anlayışınız var. Bu anlayışla birlikte bölgeyi, yani daha yüz sene önce size bağlı olan bu bölgeyi kaderine terk etmişsiniz. Böylece dünyada ne kadar serseri mayın varsa gelip bölgeye yerleşmiş, ne kadar emperyal güç varsa gelip işgal etmiş. Şimdi onların kurdukları oyunlar, patlattıkları mayınlar yüzünden canımız yandıkça, bağırıyoruz.

Hiçbir faydası olmaz bağırmanın. Oyunda deÄŸilsiniz, denklemde deÄŸilsiniz, dengeleri deÄŸiÅŸtirecek olan sahada deÄŸilsiniz. Durup, size gelip çarpacak bir belayı gözleyeceksiniz. Kurtuldunuz, ne mutlu size. Kurtulamazsanız, Diyarbakır'da, Antep'te, Ankara'da, İstanbul'da patlayacak bombalar ve saldırılarla baÅŸ edeceksiniz. Burada aÄŸlamak serbest.

Sahaya inince gerçeği anlarsınız

Şimdi Türkiye bu duruşunu değiştiriyor. Lakin öyle kolay değil. Siz bırakın Ortadoğu'da bir strateji oluşturmayı, şu anda Suriye'nin içinde bir strateji belirlemek bile çok zor. O kadar karmaşık, o kadar çok etken ve bilinmeyeni var ki bu denklemin. Fırat'ın doğusunda düşman olduğu ülkeyle, batısında dost olanlar var. Gelin işin içinden siz çıkın.

Ancak fotoğrafın tamamını görerek Ortadoğu'nun tamamında bir strateji kurmak zorundayız. ABD ve Rusya, İran'ın güdümünde, oyundan oyuna sürüklenip duruyor. Sonunda 6 ülkeyi ateşe verdiler, yüzbinlerce insanı öldürdüler.

Oturduğu koltuktan yazarların, kapandığı odadan akademisyenlerin, çıkamadığı Ankara'dan siyasetçilerin bu konsepti eleştirdiğine bakmayın siz. Sahaya inseler gerçeği bir günde anlayacaklar. Ama konformistler ve bunu değiştiremezler. Boş verin onları.

Satranç tahtasında akıllı oynayalım

Bizim Ortadoğu'nun tamamı için bir plan yapmamız gerekir.Nasıl olacak diye soracak olursanız, buna Türkiye'nin birikimi ve tecrübesi yeter derim. Sadece cesareti yoktu, bunu da Cumhurbaşkanı Erdoğan herkese aşıladı sanırım.

Şimdi satranç tahtasında oyun başına dönme vakti. Akıllı, bir kaç hamle sonrasını düşünerek, stratejik hamleler yapmalıyız. Bu oyunda avantajlarımız ve dezavantajlarımız var. Bunu yarın yazacağım.

Size bu arada iki önemli yazı okumanızı tavsiye ederim. Biri (Taha Akyol'un beni uyarmasıyla fark ettiÄŸim) Prof. Şükrü HanioÄŸlu'nunmakalesi (23 Ekim 2016 Sabah Gazetesi), diÄŸeri de DışiÅŸleri Bakanlığı eski MüsteÅŸarı Feridun SinirlioÄŸlu'nun röportajı (24 Ekim 2016 Hürriyet Gazetesi).

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.